Bu projeyi hayata geçirdiğimizden beri doğal olarak tüketici finansmanı ile ilgili gündemi çok daha yakından takip eder olduk. Türkiye'de ve tüm dünyada olan bitenleri tüketici finansmanı açısından değerlendirmeye devam ediyoruz.Türk tüketicisinin öncelikli gündemi sicil affı
Sicil affı yasalaştı. Yasalaştığı haliyle bakıldığında Temmuz 2009 tarihine kadar gecikmede olan borçlarının geri ödemesini tamamlayan tüketicilerin Merkez Bankası veritabanındaki yani kara listedeki kayıtları başvuruya gerek kalmadan silinecek.
Merkez Bankası tarafından yapılan konuyla ilgili açıklamaya göre bireylerin Merkez Bankası kayıtlarında bulunan bilgilerinin telefonla verilmesi mümkün değil. Dolayısıyla bu konuda durumunu merak eden tüketicilerin daha önce burada paylaştığımız şekilde yazılı olarak başvurması gerekiyor. Telefon ile bilgi almaya çalışmak sadece bir vakit kaybı.
Sicil affının uygulanmaya başlama tarihi için tahminimiz mart ortası
Merkez Bankası veritabanında kaydı olduğunu bilen ve borçlarının geri ödemesini tamamlamış tüketicilerin ve ilgili kayıtların ne zaman silineceğini merak edenlerin sayısı da hiç az değil. Bu durumda olan okuyucularımızın biraz daha sabırlı olması gerekiyor. Bildiğiniz gibi sicil affı yasasının Resmi Gazete'de yayınlanma tarihi 28.01.2009. Gerek Merkez Bankası gerekse Merkez Bankası'na bildirim yapan bankalar, bu tarihten sonra ilgili yasaya göre aksiyon almaya başladılar. Yeni yasaya göre sistemsel düzenlemeler yaparak bu bilgilerin TCMB veri tabanına iletilmesini sağlamak ve bu kayıtlara istinaden TCMB'nin sicil affını uygulamaya alması mart ayının ikinci yarısını bulacaktır. Sicil affı nedeniyle mağduriyeti olan tüketicilerin bu yasanın uygulamaya geçmesini sabırsızlıkla beklediklerinin farkındayız, ancak böylesine sistemsel bir değişikliğin hatasız bir şekilde tamamlanması için bir buçuk aylık bir süre gayet normal.
Sicil affından yararlanmayı bekleyenlerin yapması gerekenler
Geçmişte çek, senet, kredi, kredi kartı veya benzer tüketici finansmanı ürünleriyle sorun yaşamış idari veya yasal takip aşamasına geçmiş kişilerin, bu kayıtlarının güncel olup olmadığına emin olmaları gerekiyor. Bunun için yazılı olarak Merkez Bankası'na başvurarak bir fikir sahibi olabilirsiniz. Kaydınız güncel değilse, kaydı yaratan bankaya başvurarak ilgili kaydın temmuzdan önce düzeltilmesini talep etmeniz önemli.
Devlet affeder ancak bankalar affeder mi ?
Yaklaşan yerel seçimlerin etkisiyle sicil affı süratli bir şekilde yasalaştı. Geçmişinde tüketici finansmanı ürünlerinde sorun yaşamış tüketicilerin tekrar kredi sistemine girebilmeleri için ümit verildi. Ancak pratikte sicil affının, yukarıda bahsettiğimiz kişilerin hepsinin işine yarayacağını söyleyebilmemiz malesef mümkün değil.
Daha önce de bahsetmiştik, bankalar ve banka gibi kredi veren kurumlar kredi, kredi kartı başvurularını değerlendirirken başvuru sahiplerinin diğer kurumlardaki geçmiş dönem performanslarını referans alırlar. Merkez Bankası veritabanı referans olarak kullanılan iki kaynaktan sadece birisidir. Diğer bir kaynak KKB veritabanı kayıtlarıdır. Bu kayıtlar bireylerin kredi kartı bireysel kredi performanslarını TCMB veritabanına kıyasla çok daha detaylı ve tarihsel olarak tutuyor. TCMB veritabanında kanuni takip ve idari takip süreçleri yer alırken KKB veritabanında kaç kere gecikme yaşandığı, ne kadar süre ile gecikmede kalındığı bilgisi de bulunmakta. Dolayısıyla bu KKB veritabanı sicil affı kapsamında müdahale edilmesi gereken bir veritabanı olmadığı için bu bilgilerin silinmesi söz konusu değil.
Bankalar ve benzer kurumlar da, bu bilgilerin ışığında başvuru sahibinin borcu geri ödeyebileceğinden şüphe etmeleri durumunda başvuruyu reddedeceklerdir. Bir süreden beri özellikle borç transferi kredisi, nakit kredi, kredi kartı ve otomobil kredisi başvurularını değerlendirirken kurumların oldukça muhafazakar davrandıklarını biliyor ve görüyoruz.
Sicil affını çıkaranlar kredi veren kurumlara kimlere kredi vermesi gerektiğini söyleyemez. Bir kurumun borç vermek için kimi uygun bulup bulmayacağına, kurum tarafından belirlenen kredi politikasına bağlı olarak karar verilir. Borca kefil olmadığı sürece hiçbir otoritenin kime ne kadar kredi verilmesi konusunda yaptırımı olamaz. Dolayısıyla TCMB siciliniz tertemiz olsa dahi KKB kayıtlarınız nedeniyle başvurularınız hala kabul edilmeyebilir.
Bu durumda olan tüketicilere, bankalara başvuru yapmadan önce en az altı ay önce mevduat ilişkisine girerek hesaplarını aktif olarak kullanmanlarını öneriyoruz. Asgari 6 ay sonra ilgili bankalar, bu tür müşterilere çapraz satış yapmak amacıyla kredi veya kredi kartı satmak isteyeceklerdir. Biraz sabır ve olumlu ekonomik gelişmelerin neticesinde rüzgarlar sizin lehinize çevirilebilir.
Kredi kartı başta olmak üzere tüketici finansmanı ürünlerini aktif olarak kullanan tüketicilerin bu konuda hiç olmadıkları kadar özenli ve disiplinli olmaları gerekir. Zira borçlarımıza, vadelere, son ödeme tutarlarına ne kadar özen gösterdiğimiz; kredi sağlayan kurumların ne tutarda ve vadede borç vereceklerine karar vermelerine yardımcı olmaktadır.
Bu yazı Tüketici Finansmanı Rehberi'nde yayınlanmıştır - Tüketicinin Gündemi Sicil Affı ve Merkez Bankası Kayıtları
